NEFİS

Ömer Bey’in bereketli makalelerine değerli okuyucumuz Berk Bey’den çok önemli yorumlar geldi. Hikmete ulaşmak ve soruları detaylandırmak adına bu yorumları irdelemeye çalışalım.

Nuh(as) makalesi üzerinden Berk Bey sefine(gemi) kelimesi ile nefis kelimesinin birbirine benzerliğine dikkat çekti ve sefinede bulunan hayvanlar ile nefisteki hayvani hallerin sanki birbirine ayna tersi konumunda olduğunu söyledi.

Peygamberler tarihi, insanlık tarihini ve kendimizi tanımak ve anlamak adına çok önemli.Ömer Bey’in de makalesinde belirttigi gibi Adem (as)’ı ayrı tuttuğumuzda Kuran-ı Kerim’de bahsi geçen peygamber kıssaları Nuh(as) sonrasında dünyaya gelen peygamberlere ait kıssalar.

Bu durumun hikmetini bilmemekle birlikte ahir zaman insanına faydalı olacak kıssaların ahir zaman peygamberlerine ait olması gerektiği yorumunu yapabiliriz.Bu yorum şu soruyu akla getiriyor; tufan öncesi insanları ile tufan sonrası insanları arasında mahiyet açısından bir farklılık var mıydı? Aynı soruyu nefis özelinde de soralım; Acaba nefis tufan hadisesi ile birlikte mi sefine özelliği kazandı?

Kuran-ı Kerim’den anladığımız kadarı ile nefsin tarihi insanlık tarihinden önce başlıyor.”Göklerin ve yerin yaratılışında da, kendi nefislerinin yaratılışında da Ben onları şahid tutmadım.” KEHF 51, ”Sizi tek bir nefisten yarattı”ZUMER 6.Yine nefsin mahiyetine ait en net bilgi Yusuf suresi 53. ayette karşımıza çıkıyor.“(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir.”

Ayetlerden anlaşıldığı üzere nefis, insan oğlundan önce yaratılmış ve devamlı surette -Allah’ın esirgedikleri dışında- kötülüğü emrediyor. Bir diğer yandan ise biz günah işlediğimizde nefsimize zulmetmiş oluyoruz (ARAF 23) ve bu zulümden dolayı hesaba çekileceğiz. Bu durumu anlamak zor. Yine Berk Bey’in yorumlarda bahsettiği hadisi hatırlayalım. 29. mektup’ta geçen şekli ile;

Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: “Ben neyim, sen nesin?”

Nefis demiş: “Ben benim, Sen sensin.”

Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: “Ene ene, ente ente.” Hangi nevi azâbı vermiş, enâniyetten vazgeçmemiş.

Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Yine sormuş: “Men ene? Ve mâ ente?”

Nefis demiş:”Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir abdinim.

Hadis nefisimizin açlıkla terbiye edildiğine dair önemli bir bilgi veriyor fakat aynı zamanda nefsin imtihanını tamamladığını da gösteriyor. Bilindiği üzere nefsin mertebeleri var ve bunlardan bir kısmı Kuran-ı Kerim’de geçiyor.Fecr suresi 27-28-29-30. ayetleri incelyelim;

27-Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,

28-Dön Rabbine, sen O’ndan razı, O da senden razı olarak.

29-Katıl sen de (Bana kullukla en büyük şerefe ulaşmış) has kullarımın arasına!

30-Ve gir Cennetime!

Ayet ve hadise göre, nefis zaten imtihanını tamamlamış ve imtihanının sonucu olarak da cennet ile müşerref kılınmış. O zaman şu sorular akla geliyor;

1-Nefsin cenneti insanoğlu mu?

2-İnsanoğlunun görevi nefsini cennetine ulaştırmak mı?

3-Günah işlediğimizde nefsimize zulmetmiş olmamızın sebebi bu mu?

Sorularımızın cevaplarını sonraya havale edelim ve Berk Bey’in nefis ile ilgili yorumlarını irdelemeye devam edelim.Yorumlarda geçen bir bilgi, nefisten iki varlığın yaratıldığını söylüyor. 1)İnsan, 2) ejderha. Ejderhadan ise hayvanların yaratıldığı bilgisi verilmiş. Yine yorumlarda Musa(as)’ın asasının yılan/ejderhaya dönüşmesi ile ilgili kıssadan bahsedilmiş.

Burada dikkat çekmek istediğim konu yılan ile ejderha benzerliği (meallerde ikiside kullanılmış.) ve yılanın insanoğlu üzerindeki kritik rolü. Bilinen ejderha tasvirleri ile yılan arasındaki ciddi bir benzerlik söz konusu ve sanki ejderhalar kanat takılmış yılanlar gibi tasvir edilmiş.

angry-dragon-silhouette_23-2147510357

Kedi makalesinde de bahsedildiği üzere yılan küfrün sembolüdür ve insanın cennetten düşüşünde rol sahibidir demiştik. Hz. Adem unutup yasak ağaca her yaklaştığında ağaç onu uyarıyordu ve meyvesinin yasak olduğunu hatırlatıyordu.Bu durumdan rahatsız olan şeytan yılana vaatte bulundu. Hz. Adem ağaca yaklaştığında ağacı sarmasını ve konuşmasını engellemesini söyledi. Yılan denileni yaptı ve Hz. Adem unutarak meyvayı yedi. Böylelikle insanoğlunun cennetten düşüşü gerçekleşmiş oldu. Şeytanın yılana vaat ettiği şey ise Hz. Adem’in meyvayı yemesi durumunda kendisinin de sürünmekten kurtulacağını söylemesiydi. Nefisten yaratılan diğer varlığın yılan/ ejderha olduğunu düşünürsek acaba nefis ve şeytanın insanoğluna karşı ilk ittifakı bu şekilde mi gerçekleşti?

Şeytanın hiç bir yaratma gücü olamaz ama kendisine Allah tarafından mühlet ve bazı imkanlar verilmiş. Acaba bu ittifaktan, yılan vaadine ulaşmış olabilir mi? Bugünkü ejderha tasvirlerinin arkasındaki hakikat bu mudur?

Makalemizi yeni sorularla sonlandıralım. Nefsin hayvanat alemine bakan hallerinden bahsettik. Acaba bitki alemine bakan halleri de var mıdır? Nuh(as) gemisine sadece hayvanları mı aldı yoksa bitki aleminden de aldığı fidanlar/tohumlar var mıydı?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s