Frodo ve İsildur

İyilik ve kötülük zıddı ile bilinebilme kaidesince birbirinin anlaşılmasında rol oynarlar. Zira esas olan iyiliğe ulaşma adına kötülük, bir terakki zembereği işlevi görür. Kötülük bir manada iyiliğin üzerini örtmektir. Kötülük kavramının olması elbette güzelliğin derecelenmesini anlamada faydalıdır ayrıca kötülük sonucu oluşan affetme kavramı da kötülüğün ardında yatan iyilikleri görmemizi sağlamaktadır.

Orta Dünya evreninde de iki cephenin mücadelesine tanık oluruz. İyilik cephesi ve kötülük cephesi. Başlangıçta iyi birisi olan maia Sauron sonrasında düşüş yaşayarak kötülüğün temsilciliğini yapacak kadar düşüş yaşamıştır. Sauron’un bu durumu iyiliğe kabiliyeti olduğunu lakin sonrasında kendi iradesiyle kötülüğü seçtiği gözlenmektedir. Yani direkt olarak kötü olarak yaratılmamıştır Sauron. Burada iradenin, seçim yapmanın önemi ortaya çıkmakta. Sauron’un düşüşü bu minvalde yüksekten bir düşüş olmuştur ki, Aule’den öğrendiği demircilik zanaatıyla yüzükler yapmış ve bunları Orta Dünya halklarının krallarına dağıtmıştır. Bunun yanında kendisi için de Tek Yüzük yapmıştır.

Tek Yüzük sayesinde diğer ırklar üzerinde bir hakimiyet kurma, hüküm sürme isteği vardı Sauron’da lakin Son İttifak savaşında Elendil’in kılıcı Narsil ile Sauron’un parmağı kesildi ve yüzük Sauron’dan ayrıldı. Böylece yüzük İsildur’a geçti. İsildur ve Frodo kıyaslaması için İsildur’un durumunu daha sonra ele alacağız. Yüzük İsildur’a ihanet etti ve uzunca bir süre ortaya çıkmadı Gollum tarafindan bulunana dek. Sonrasında Gollum’dan Bilbo’ya geçen yüzük Frodo’ya geçmiş ve Ak divana getirilmiştir.

Yüzük çok vaatkardır. Aldatıcılığı öylesine yüksektir ki birçokları yüzüğe dokunmak dahi istemezler. Boromir ise bu vaade aldanıp kendisini adaletli, haşmetli bir kral olarak vehmetmeye başlamış ve yüzük kardeşliğinin bu vehme aldanan tek üyesi olmuştur. Yüzük aynı zamanda sonsuz/ölümsüz bir yaşam vadetmektedir. Bu vaatkarlığı yüzüğün renginde de mevcut olup yüzük altın rengindedir. Altın simyada sonsuz yaşamı simgelemektedir. Burada Sauron’un demircilik ve simya adına bilgisinin izlerine rastlamaktayız. Yüzük bu durumuyla Orta Dünya için bir imtihan aracı, terakki zembereği rolü oynamıştır. Yüzüğü reddedenler kemale, iyiliğe doğru yol alırken vaatlerine aldananlar ise yakın arkadaşlarının canlarına bile kıymışlardır Gollum gibi.

Frodo kendi iradesiyle yüzüğü yok etme yolculuğunu kabul etmiştir. Bu yolculuk hayli meşakkatli olmuş ve uzun bir imtihana tabi olmuştur. Zaman zaman dayanılmazlığa rağmen yüzüğe aldanmamıştır. Frodo bu yolculuğunda birçok tecrübe kazanarak yüzüğü Kıyamet Çatlaklarına kadar ulaştırmıştır.

Bu noktada şu durum dikkat çekicidir. Orta Dünya tarihinde yüzük sadece iki defa Kıyamet Çatlaklarına gelmiştir. Yüzüğü buraya getiren ilk kişi İsildur’dur. İkinci getiren ise Frodo’dur. Bilindiği üzere yüzük ikinci gelişinde yok edilmiştir. Oysa İsildur gibi Frodo da son anda yüzüğü atmaktan vazgeçmesine rağmen neden Frodo başarılı sayılırken, İsildur başarısız sayılmakta?

Elbette ikisinin durumu da farklılık arz etmekte. Tolkien bu noktada Frodo için “O şereflendirildi çünkü yükü kendi rızasıyla yüklendi ve sonrasında da yaptıklarını kendisinde olan bedeni ve zihni gücün en fazlasıyla yaptı” ve ek olarak “ ama şu hakikatle de yüzleşmeli bu dünyada Kötülüğün gücü son raddede ete kemiğe bürünmüş yaratılmışlar için direnilebilir değildir” demiştir.

Kötülüğün bu direnilmez oluşunun bir açıklaması kötülük ve iradenin ele alındığı 13. Lemaa’da şu şekilde açıklanmaktadır.

“ Teşhis edemediğim bir iki latife var ki ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mesuliyet altına da girmezler. Bazen o latifeler hükmediyor.”

Frodo Kıyamet Çatlakları’na Gollum’la mücadele, yüzüğe aldanmama gibi içsel bir tecrübeyle gelmiştir. Lakin son anda Kötülüğün gücünün son raddesinde belki de benzeri latifelerin devreye girmesi sonucu vazgeçme anı yaşamıştır bu latifelerin hükmü nedeniyle de Frodo’nun bu son andaki hali mesuliyet altına girmez kanaatindeyim.

Screenshot_2018-04-04-18-18-05.png
FRODO

İsildur’un durumu ise farklılık içermekte. O Frodo’nun aksine içsel değil dışsal bir tecrübeyle, bir savaşın hemen ardından gelmiştir. Kaldı ki yüzük deyim yerindeyse kucağına düşmüştür. Belki de savaşın sıcaklığı ve oradakilerin tavsiyesi üzerine yola çıktı Frodo’dan farklı olarak. Burada da enfüsi savaşla afaki savaşın farkı ortaya çıkmaktadır.

Screenshot_2018-04-04-17-40-23.png
İSİLDUR

”Küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz.” Hadis-i Şerif

Küçük savaş düşmanla yaka paça yapılan savaşa denilir. Büyük savaş/cihat ise nefisle yapılan savaştır. Öyle ki burada da küçük savaşı kazanıp gelen İsildur imtihanı kaybederken(latifelerin durumu İsildur için farklı olabilir zira yukarıda belirttiğimiz gibi başlangıçtaki niyetten dolayı) , büyük savaşı/cihatı kazanıp gelen Frodo imtihanı geçmiş ve başarılı sayılarak elf gemileriyle Orta Dünya’dan ayrılmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s